HPV ve KANSER

Kanser, hücrelerin kontrol dışı büyümesi olup ilk başladığı vücut bölgesine göre adlandırılır. İlerlemesi durumunda vücudun diğer bölgelerine de yayılır.

HPV, cinsel yolla bulaşan hastalıklar içerisinde en yaygın olanlardan birisidir. Günümüzde 150'ye yakın farklı tipi tanımlanmış olan HPV'nin yalnızca 40-45 tanesi genital bölgede (penis derisi, vulva, anüs, vajina, serviks ve rektumda) yerleşir. Bu tipler ağız ve boğaz bölgesine de yerleşebilir.

HPV tipleri genellikle "düşük riskli" (siğile neden olan) veya "yüksek riskli" (kansere neden olan) olarak adlandırılırlar. Yapılan çalışmalarda, 13 HPV tipinin serviks (rahim ağzı) kanseri ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu tipler serviks kanserinin yanısıra vulva, vajina, penis, anüs ve bazı baş ve boyun kanserlerine de yol açabilirler. Kansere neden olan bu HPV tipleri, genital siğillere neden olan HPV tipleri ile aynı değildir.

Çoğu insan HPV ile enfekte olduğunun farkında değildir. HPV enfeksiyonu, genellikle vücuttaki bağışıklık sistemi tarafından iki yıl içerisinde doğal yolla temizlenir. Bu, hem yüksek riskli hem de düşük riskli HPV tipleri için geçerlidir. 50 yaşına gelmiş her 5 kadından en az 4 tanesi yaşamlarının bir döneminde HPV ile enfekte olacaklardır. HPV, erkeklerde de çok yaygın görülür ve sıklıkla belirti vermez.

Bağışıklık sisteminin yüksek riskli HPV enfeksiyonunu vücuttan temizleyemediği durumlarda zamanla normal hücrelerde değişiklikler oluşabilir ve bu da daha sonra kanser gelişimine neden olabilir. Serviksde yüksek riskli HPV saptanan kadınların yaklaşık %10'unda serviks kanseri gelişimi için risk yaratan uzun süreli HPV enfeksiyonu gözlenir.  

Benzer şekilde; vulva, penis, anüs veya ağız ve boğaz bölgesindeki hücreler yüksek riskli HPV tipleri ile enfekte olduğu zaman prekanseröz lezyonlar olarak adlandırılan hücresel değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişiklikler erken aşamada saptanıp temizlenmezlerse zamanla kansere dönüşebilirler. Bunların görülme sıklığı serviks kanserine göre daha az olmakla birlikte  gelişme riskleri konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır.


HPV ile Bağlantılı Kanserler

HPV ile ilişkili en sık görülen kanser türü servikal (rahim ağzı) kanserlerdir. Serviks kanserlerinin tamamına yakını HPV kaynaklıdır. Yine; vulva, vagina, penis, anüs ve baş-boyun bölgesindeki bazı kanserler HPV ile ilişkilidir. HPV'nin bu kanserlere nasıl yol açtığını anlayabilmek için yapılan çalışmalar hala devam etmektedir.

Genel olarak; anal kanserlerin %85'inin, vajinal kanserlerin %70'inin, vulvar ve penil kanserlerin %40'ından HPV'nin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Baş ve boyun kanserleri çoğunlukla tütün ve alkol kullanımına bağlı oluşuru. Bununla birlikte; son çalışmalarda, ağız kanserlerinin %25'inin, boğaz kanserlerinin ise %35'inin HPV ile bağlantılı olabileceğini gösteren kanıtlar bulunmuştur.

HPV, çoğunlukla iki yıl içinde herhangi bir sağlık problemine neden olmadan kendiliğinden kaybolur. Bunun, bağışıklık sisteminin doğal olarak HPV ile savaşmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ancak, kimlerde vücuttan temizlendiği veya kalıcı olduğu bilinememektedir. HPV, sadece vücutta kalıcı olduğu zaman bu tür kanserlere neden olmaktadır. Ancak, HPV taşıyıcısı kişilerin hangisinde kanser veya diğer sağlık sorunlarının gelişeceğini önceden bilmek mümkün değildir.

Birkaç kanser tipi HPV ile ilişkilidir:

  • Rahim ağzı (serviks) kanseri: En sık görülen HPV ilişkili kanser tipidir. Hemen hemen tüm rahim ağzı kanserleri HPV kaynaklıdır. 
  • Vulva kanseri: yaklaşık %40'ı HPV ile bağlantılıdır.
  • Vajinal kanser: yaklaşık %70'i HPV ile bağlantılıdır.
  • Penis kanseri: yaklaşık %40'ı HPV ile bağlantılıdır.
  • Anal kanser: yaklaşık %85'i HPV ile bağlantılıdır.
  • Baş ve boyun kanserleri: çoğunlukla tütün ve alkol kullanımına bağlı geliştiği bilinmekle birlikte son çalışmalar, ağız kanserlerinin %25'inin, boğaz kanserlerinin ise %35'inin HPV ile bağlantılı olabileceğini göstermektedir.